
Karadeniz ekonomisinin can damarı olan fındıkta, hasat sezonunun yaklaşmasıyla birlikte gözler tamamen piyasa hareketlerine çevrildi. Üreticinin elindeki eski mahsulü halen beklettiği bu dönemde, “fındık fiyatları düşecek mi?” sorusu gündemin ilk sırasına yerleşti. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) açıkladığı taban fiyat ile serbest piyasa arasındaki makas daralırken; dolar kuru, ihracat performansı ve rekolte tahminleri fiyatların geleceğini belirleyen ana unsurlar olarak öne çıkıyor.
Rekolte Tahminleri ve Arz-Talep Dengesi
Bu yılki fındık rekoltesi, hem hastalıkların (kahverengi kokarca vb.) etkisi hem de iklimsel dalgalanmalar nedeniyle bölge genelinde heterojen bir yapı sergiliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı verileri ile ihracatçı birliklerinin tahminleri arasında zaman zaman yaşanan farklar, piyasadaki spekülatif hareketleri tetikliyor.
Ekonomik perspektiften bakıldığında; arzın yoğunlaştığı hasat sonrası dönemde, piyasaya kontrolsüz ürün girişi fiyatlar üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturuyor. Ancak bu yıl rekoltedeki kalite kaybı endişesi, “randımanlı ve kaliteli fındık” için serbest piyasada rekabetçi bir ortamın oluşmasına neden olabilir.
Dolar Kuru ve İhracat Rakamlarının Fiyatlara Etkisi
Türkiye, dünya fındık üretiminin yaklaşık %70’ini domine ederken, ürünün büyük bir kısmı ihraç ediliyor. Bu durum, fındık fiyatlarını doğrudan küresel piyasalara ve dolar kuruna göbekten bağlı hale getiriyor.
Döviz Kuru Etkisi: Fındık, uluslararası piyasalarda dolar cinsinden işlem gören bir emtiadır. Dolar kurundaki yukarı yönlü hareketler, TL bazlı iç piyasa fiyatlarını desteklese de; artan gübre, ilaç ve işçilik maliyetleri bu artışı absorbe etmektedir.
İhracat Performansı: Avrupa’daki çikolata sanayicilerinin talebi, fiyat oluşumunda kilit rol oynuyor. İhracat rakamlarındaki artış, piyasadaki stokların erimesini sağlayarak fiyatın yukarı yönlü ivmelenmesine yardımcı olur. Uzmanlar, küresel enflasyon nedeniyle dış talebin stabil seyretmesinin, iç piyasadaki likidite ihtiyacıyla birleşince fiyatlarda bir “bekle-gör” dönemi yarattığını belirtiyor.
Ziraat Odalarından “Emanet” Uyarısı
Bölgedeki Ziraat Odası başkanları, üreticinin en büyük hatasının fındığı “emanete” bırakmak olduğunu her fırsatta dile getiriyor. Temsili bir açıklamayla durumun ciddiyeti şöyle vurgulanıyor:
“Üreticimiz fındığını ihtiyacı kadar pazara indirmeli. Emanete bırakılan her çuval, alıcının elini güçlendirirken serbest piyasa fiyatlarının baskılanmasına neden oluyor. Fındık stratejik bir üründür ve bu yıl maliyetlerin yüksekliği göz önüne alındığında, üreticinin alın terinin karşılığını alması için sabırlı olması şarttır.”
Uzman Görüşü: Fındık Ne Zaman Pazara İndirilmeli?
Piyasa analistleri ve tarım ekonomistlerine göre, fındık fiyatlarında “kritik viraj” yılın son çeyreği olacak. İşte üreticiye uzmanlardan altın değerinde ipuçları:
Panik Satışından Kaçının: Hasat sonrası borçlarını ödemek için piyasaya aşırı ürün arzı yapmak, fiyatların düşmesine zemin hazırlar. Mümkünse ürünün bir kısmını depolayarak satış süresine yayın.
Randımanı Koruyun: Fiyatı belirleyen en önemli faktör randımandır. İyi kurutulmuş ve seçilmiş fındık, her zaman TMO fiyatının üzerinde alıcı bulma potansiyeline sahiptir.
Dolar/TL Grafiğini İzleyin: Dövizdeki dalgalanmaların durulduğu ve ihracatın hızlandığı dönemler (genellikle Kasım-Aralık ayları), fiyatların realize olduğu dönemlerdir.
TMO Opsiyonunu Değerlendirin: Serbest piyasa fındık fiyatları TMO’nun belirlediği taban fiyatın çok altında kalırsa, devlet müdahale alımları üretici için en güvenli limandır.
Sonuç olarak; fındık fiyatlarının geleceği, üreticinin ürününe ne kadar sahip çıkacağı ve küresel talebin seyriyle şekillenecek. Eğer rekoltedeki düşüş söylentileri gerçekleşirse ve üretici sabırlı davranırsa, önümüzdeki aylarda serbest piyasada fiyatların yukarı yönlü hareket etmesi kaçınılmaz görünüyor.

